18 Ekim 2011 Salı

Tesadüf

Ömrümüz tesadüflerin verdiği malzemelerle yapılırmış. Bu tesadüfler bazen iyi olabileceği gibi bazen kötü de olabilir. Bazen bir olay, bir kişi, bir mekan ya da hiç akla gelmeyen başka bir şey bile olabilir. Hayat bu tesadüflerin farkına varıldığı anda daha bir yaşanır olur. Bugün bana denk gelen tesadüf oldukça hoştu.

Oğuz Atay, bir yazar ve bir mühendis hoca olarak hem yazarlığıyla hem de benim mesleğimle ilgili oluşundan dolayı çok değer verdiğim bir yazar. Tüm kitaplarını topluyorum, okuyorum. Bunun yanında Oğuz Atay’ın yazmış olduğu bir Topoğrafya kitabı olduğunu biliyordum. İnternette çokça aradım acaba müzayede ya da sahibinden ya da gittigidiyor gibi sitelerden bulabilirmiyim diye. Çok aradım nafile, bulamadım ama aklımın bir kenarına da yazdım, bir gün bir yerde belki denk gelir diye.

İşte tesadüf de bugüne denk geldi hem de bugüne. Bugün geçen haftadan beri uğrayacağım bir hocamın yanına bugün gitme fırsatım oldu. Laf lafı açarken, mevzu benim ve hocamın da mezun olduğu Yıldız Teknik Üniversitesi’ne ve eski hocalara kadar uzandı. Laflar lafları açmaya devam ederken, hocam bana mesleği romancı bir hocam vardı, o sevdirdi deyince, aklıma Oğuz Atay geldi. Ama ben onu hep İTÜ’de hoca olarak hatırladığımdan herhalde değildir derken. Hocam arkasından eski ciltli bir kitap uzattı ve işte kitabı dedi. Kitabın daha ilk sayfasını açtıktan sonra altta Oğuz Atay adını görünce, vay anasını dedim. Günlerce internette aradığım kitabı elime kendi kendine gelmişti. Sohbet aslında bitecekken, kitaplarını okumaktan zevk duyduğum, hayranı olduğum, öykündüğüm yazarın hayatına dair yaşayan bir tanığı olarak hocamdan alabildiğim kadar bilgi almak adına sorularımla sohbet başka bir yere yöneldi.

Diğer bir tesadüf ise, geçen haftadan beri bir türlü fırsat bulamamaktan gidemediğim hocanın yanına, bugün yani 12.10 tarihinde yani Oğuz Atay’ın doğum gününde gitmiş olmamdı. Hakikaten vay anasını tesadüflere bak hem de üst üste hem de bugünde.

Ve hayatın anlamlı kılındığı, aleladeliğini aşan ve tek düzeliğini kıran böylesi günleri bana bugünlerde çıkartacağı başka tesadüfleri ile bekliyorum artık hayattan. Sanırım beklenti düzeyimi yükseltiyorum kendi kendime, olursa ne ala, olmazsa zaten olmayanlardan gayrı eski düzenin kapuskasına çala kaşık devam. Son cümlem.
“Hayata gelişin planlılığının, hayattan gelen tesadüflerde kesişmesi yani hayatın güzelliğinin,onun sır perdesinin ardından yüzünü gösterdiği bu ender anlarda var olmasındandır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder